Author: desistem_admin

  • Broadcom, VMware Modernization Services’ı EMEA Bölgesindeki SMB Segmentine Genişletiyor

    Broadcom, VMware Modernization Services’ı EMEA Bölgesindeki SMB Segmentine Genişletiyor

    Broadcom, birkaç ay önce ABD’de TD SYNNEX iş birliğiyle duyurduğu VMware Modernization Services girişimini başarıyla hayata geçirdikten sonra, bu programı artık EMEA bölgesindeki SMB (Small and Medium Business) ölçeğindeki işletmelere de açıyor. Programın temel amacı, mevcut VMware altyapısına sahip kurumların VMware Cloud Foundation 9.0 (VCF 9.0) platformuna sorunsuz ve hızlı bir şekilde Migration (geçiş) yapmasını sağlamaktır.

    VMware Modernization Services programı, Expert Partner ekosistemi bünyesinde resmi bir yapıya kavuşturularak genişletildi. Bu sayede EMEA genelindeki SMB’ler, Broadcom’un sertifikalı Partner’ları aracılığıyla Migration Support, teknik danışmanlık ve Professional Services (uygulama hizmetleri) imkânlarına erişim bulacak.

    Program kapsamında SMB’lere sunulan hizmetler; Infrastructure Assessment (altyapı değerlendirmesi), VCF 9.0 Migration Planning, Implementation Support ve geçiş sonrası Optimization adımlarını içermektedir. Broadcom, bu yapılandırılmış yaklaşımın müşterilerin modern Cloud Infrastructure’a geçişte karşılaştıkları teknik ve operasyonel engelleri ortadan kaldıracağını vurgulamaktadır.

    Broadcom‘un bu adımı, VMware ürün portföyünü daha erişilebilir ve Scalable (ölçeklenebilir) hale getirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. EMEA bölgesindeki Partner’ların güçlendirilmesi ve SMB segmentine özel hizmet modellerinin geliştirilmesi, şirketin bölgesel büyüme hedefleri açısından kritik öneme sahip.

  • Broadcom IT Ekibi, Enterprise Ölçekte Agentic Business Transformation İçin Tanzu Platform’dan Nasıl Yararlanıyor?

    Broadcom IT Ekibi, Enterprise Ölçekte Agentic Business Transformation İçin Tanzu Platform’dan Nasıl Yararlanıyor?

    AI-powered coding assistants’ların giderek artan adoption’ı, Developer Productivity’i önemli ölçüde artırmakta, Time-to-Market süresini hızlandırmakta ve ROI (yatırım getirisi) üzerinde kayda değer sonuçlar sağlamaktadır. Bu AI-driven yaklaşımlar, yalnızca geliştirici verimliliğini artırmakla kalmayıp Delivery süreçlerini de hızlandırarak daha sık Release Cycles (ürün döngüleri) ve dolayısıyla daha hızlı Innovation Loops’a zemin hazırlamaktadır.

    Broadcom‘un kendi IT organizasyonu, şirket genelindeki geliştiricilerin Software Engineering pratiklerini dönüştürmelerine olanak tanımak amacıyla Tanzu Platform‘un sunduğu yeteneklerden aktif biçimde yararlanmaktadır. Bu dönüşüm, Agentic Workflows’un (ajan tabanlı iş akışları) Enterprise ölçekte hayata geçirilmesini ve yazılım geliştirme süreçlerinin uçtan uca Automate edilmesini kapsamaktadır.

    Tanzu Platform, geliştiricilere Infrastructure karmaşıklığını Abstract eden (soyutlayan), Application Lifecycle Management (ALM) süreçlerini yöneten ve AI araçlarıyla entegre çalışabilen modern bir Platform Experience sunmaktadır. Broadcom’un bu yaklaşımı, büyük ölçekli kurumsal ortamlarda dahi Agentic Business Transformation’ın nasıl verimli ve sürdürülebilir biçimde uygulanabileceğine dair somut bir örnek teşkil etmektedir.

    Şirketin kendi teknolojisini kullanarak elde ettiği bu Real-world Experience, Tanzu Platform‘un yalnızca bir ürün değil, aynı zamanda Broadcom’un kurumsal dönüşüm stratejisinin merkezinde yer alan bir platform olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Developer Experience (DevEx)’i iyileştiren, inovasyon hızını artıran ve Agentic süreçleri ölçeklendiren bu yaklaşım, Digital Transformation yolculuğundaki kurumlar için ilham verici bir model sunmaktadır.

  • ITQ, VMware Cloud Foundation ile Nasıl Değer Yaratıyor?

    ITQ, VMware Cloud Foundation ile Nasıl Değer Yaratıyor?

    Günümüzde Avrupalı kuruluşlar, güvenli, dayanıklı ve egemenlik odaklı bulut alternatifleri sunan çözümlere olan taleplerini giderek artırmaktadır. Hollanda merkezli, hibrit bulut, cloud-native, dijital çalışma alanı çözümleri ve özel yapay zeka alanında önde gelen uzman firma ITQ; Broadcom’un Pinnacle Solution Provider İş Ortağı sıfatıyla müşterilerinin en güncel uyumluluk ve güvenlik gereksinimlerini karşılamak için aktif olarak çalışmaktadır.

    ITQ, VMware Cloud Foundation’ı temel alarak kurumsal müşterilerine uçtan uca entegre bir altyapı deneyimi sunmaktadır. Bu yaklaşım; işletmelerin hem mevcut düzenleyici gerekliliklere uyum sağlamasına hem de veri egemenliği ilkelerini koruyarak dijital dönüşüm yolculuklarını sürdürmesine olanak tanımaktadır. Şirketin sunduğu çözümler, özellikle Avrupa’daki veri gizliliği ve yerel mevzuat gereksinimlerini ön planda tutmaktadır.

    VMware Cloud Foundation’ın sağladığı entegre hesaplama, depolama ve ağ sanallaştırma katmanları sayesinde ITQ, müşterilerine esnek ve ölçeklenebilir özel bulut ortamları inşa etme imkânı vermektedir. Bu altyapı, aynı zamanda özel yapay zeka (Private AI) iş yüklerinin güvenli bir şekilde çalıştırılması için de kritik bir temel oluşturmaktadır.

    Broadcom ile kurulan stratejik Pinnacle ortaklığı, ITQ’nun en güncel teknolojilere ve uzmanlık kaynaklarına öncelikli erişim sağlamasına imkân tanımaktadır. Bu da şirketin Avrupa genelindeki kurumsal müşterilere daha hızlı, daha güvenilir ve rekabetçi çözümler sunmasının önünü açmaktadır.

  • Broadcom İş Ortağı Farkı: Yapay Zeka ‘da Yol Gösterici Rol

    Broadcom İş Ortağı Farkı: Yapay Zeka ‘da Yol Gösterici Rol

    AI, sektörler genelinde işletmelerin çalışma biçimini köklü biçimde dönüştürüyor. MIT CISR tarafından gerçekleştirilen son araştırmaya göre, şirketler AI Maturity (yapay zeka olgunluğu) konusunda kayda değer ilerleme kaydediyor. Küresel araştırmalar, işletmelerin yüzde yetmişinden fazlasının en az bir Business Function’ına AI entegre ettiğini gösteriyor; bu oran, yalnızca bir yıl öncesindeki yaklaşık yüzde ellinin oldukça üzerinde bir artışa işaret ediyor.

    Bu hızlı dönüşüm sürecinde Broadcom Partner’ları, kurumların AI Adoption sürecini etkili biçimde yönetmelerine yardımcı olan Strategic Advisor’lar olarak ön plana çıkıyor. İş ortakları; müşterilerin mevcut Infrastructure’larını Assess etmelerine (değerlendirmelerine), doğru AI Solutions setini seçmelerine ve bu teknolojileri sorunsuz şekilde Implementation (hayata geçirme) süreçlerine rehberlik ediyor. Broadcom‘un geniş ürün portföyü ve Partner Ecosystem yapısı, bu süreçte güçlü bir Foundation sunuyor.

    Broadcom Partner’ları, yalnızca teknik uzmanlıklarıyla değil, Industry-specific (sektöre özgü) bilgi birikimleriyle de değer yaratıyor. AI projelerinin başarıya ulaşması için gereken Infrastructure Optimization, Data Management ve Security konularında kapsamlı destek sağlayan iş ortakları, Customer Satisfaction ve Business Continuity kavramlarını ön planda tutuyor. Bu yaklaşım, Broadcom Advantage Partner Program’ını rakiplerinden ayıran temel unsur olmaya devam ediyor.

    Sonuç olarak, AI Adoption sürecinde doğru Partner seçimi yapmak, kurumların bu teknolojiden elde edeceği Value’yu doğrudan etkiliyor. Broadcom Partner Ecosystem, şirketlere AI Journey’lerinde güvenilir, deneyimli ve Solution-oriented bir rehberlik sunarak Competitive Advantage kazandırmayı hedefliyor.

  • Sovereignty’i Aksiyona Dönüştürmek: İlkeler ve Policy Araçları

    Sovereignty’i Aksiyona Dönüştürmek: İlkeler ve Policy Araçları

    Avrupa Cloud ve AI politikası, Buzzword’lerin çok ötesine geçen gerçek bir dönüm noktasına ulaştı. Tartışma olgunlaşarak; Sovereignty’nin gerçek bir Operational Capacity’e mi dönüşeceğini, yoksa yalnızca sunumlarda sergilenen sembolik bir unvan olarak mı kalacağını belirleyecek kritik sınavlarla yüzleşmek zorunda kaldı. AB’nin rekabet gücüne yönelik kapsamlı analizler, birliğin verimlilik ve yatırım alanlarında ciddi zorluklarla karşılaştığını ve bu durumun üye devletler arasındaki Fragmentation’dan (parçalanmışlık) kaynaklandığını ortaya koyuyor.

    Sovereignty kavramının Policy belgelerinden somut teknolojik altyapıya taşınması için belirli ilkelerin ve Policy Tools setinin hayata geçirilmesi zorunlu hale geliyor. Bu ilkeler arasında Data Residency (veri yerelliği), Operational Transparency, Supply Chain Security ve Auditability (denetim edilebilirlik) öne çıkıyor. Söz konusu kriterler, kamu kurumlarından özel sektöre kadar Cloud Services satın alan tüm paydaşlar için somut bir Assessment Framework (değerlendirme çerçevesi) sunuyor.

    Broadcom ve VMware, Sovereign Cloud altyapısı alanında Avrupa’nın Digital Autonomy hedefleriyle örtüşen çözümler geliştirmeye devam ediyor. VMware Cloud Foundation (VCF) gibi platformlar, verilerin nerede işlendiği ve saklandığı (Data Sovereignty) konusunda tam Control imkânı tanırken Regulatory Compliance gereksinimlerini de karşılıyor. Bu yaklaşım, hem kamu hem de özel sektör kuruluşlarının Sovereignty ilkelerini pratik bir Infrastructure Strategy’e dönüştürmesini mümkün kılıyor.

    Policy Maker’ların ve teknoloji liderlerinin önündeki temel soru şu: Sovereignty yalnızca bir hedef mi, yoksa ölçülebilir sonuçlarla (KPI) desteklenen bir uygulama mı olacak? Bu sorunun yanıtı, Avrupa’nın küresel dijital rekabet sahnesindeki konumunu doğrudan belirleyecek ve Cloud Infrastructure yatırımlarının uzun vadeli stratejik değerini ortaya koyacaktır.

  • Access Control Olmadan AI Speed Neden Büyük Bir Risk Kaynağıdır?

    Access Control Olmadan AI Speed Neden Büyük Bir Risk Kaynağıdır?

    AI araçlarının demokratikleşmesi, kurumsal IT ekipleri için çift taraflı bir kılıç haline gelmiştir. Bir yanda iş birimlerinin Agility (çeviklik) talebi, diğer yanda ise Data Security, Access Control ve Compliance (mevzuat uyumluluğu) zorunlulukları yer almaktadır. LlamaIndex ve Model Context Protocol (MCP) gibi Open-source Framework’lerin yaygınlaşmasıyla birlikte, teknik bilgiye sahip herhangi bir çalışan kurumsal verilere erişen AI Agents oluşturabilir hale gelmiştir.

    Bu durum, özellikle Finance, Healthcare ve kamu gibi Regulated Industries (düzenlenmiş sektörler) için ciddi riskler doğurmaktadır. Access Control mekanizmaları Deploy edilmeden kullanılan AI sistemleri; Sensitive Customer Data’yı, Intellectual Property (IP) bilgilerini ve gizli iş süreçlerini tehlikeye atabilir. Shadow AI olarak da adlandırılan bu kontrolsüz kullanım, geleneksel Shadow IT sorunlarının çok ötesine geçen bir Risk Profile oluşturmaktadır.

    Broadcom ve VMware‘in önerdiği yaklaşım, AI Speed’den taviz vermeden kurumsal Security Standards’ı korumak üzerine kuruludur. Private AI altyapıları, Role-Based Access Control (RBAC) ve merkezi Policy Management bir arada kullanıldığında, kuruluşlar hem Innovation kapasitelerini artırabilir hem de Data Governance gerekliliklerini karşılayabilir. Bu denge, sürdürülebilir bir AI Strategy’nin temel taşını oluşturmaktadır.

    Sonuç olarak, AI projelerinde hız ile kontrol arasındaki denge kurumsal başarının anahtarıdır. CIO’ların ve Security liderlerinin, çalışanların ihtiyaç duydukları AI araçlarına güvenli ve Managed Environment’larda erişmesini sağlayan platformları benimsemesi, hem Operational Efficiency’i artıracak hem de olası Data Breach (veri ihlali) vakalarının önüne geçecektir.

  • EMEA Müşterilerine Daha İyi Hizmet Vermek İçin Daha Güçlü ve Odaklı Bir İş Ortağı Ekosistemi Kurmak

    EMEA Müşterilerine Daha İyi Hizmet Vermek İçin Daha Güçlü ve Odaklı Bir İş Ortağı Ekosistemi Kurmak

    EMEA genelinde müşteriler, bulut stratejilerini maliyet kontrolü, operasyonel dayanıklılık ve mimari sadelik ekseninde yeniden şekillendiriyor. Pek çok kuruluş, dağınık ve parçalı yaklaşımlardan uzaklaşarak daha bilinçli özel ve hibrit bulut modellerine yöneliyor; başarının ölçütü artık altyapının büyüklüğü değil, elde edilen somut sonuçlar oluyor.

    Bu yeniden değerlendirme süreci son aylarda belirgin biçimde hız kazandı. Yüksek profilli genel bulut maliyetleri ve öngörülemeyen harcamalar, hem kurumsal hem de orta ölçekli işletmeleri daha kontrollü ve sürdürülebilir altyapı modellerine yöneltiyor. Bu bağlamda Broadcom, EMEA bölgesindeki iş ortağı ağını daha stratejik ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak için kapsamlı adımlar atıyor.

    Broadcom’un yeni iş ortağı ekosistemi yaklaşımı; uzmanlaşmış yetkinliklere sahip, müşterilere uçtan uca çözüm sunabilen ve VMware Cloud Foundation gibi entegre platformları etkin şekilde konumlandırabilen iş ortaklarını ön plana çıkarıyor. Bu strateji, müşterilerin ihtiyaç duydukları teknik derinliğe ve güvenilir danışmanlık hizmetine kolayca erişebilmesini hedefliyor.

    Sonuç olarak Broadcom, EMEA pazarında daha az ama daha nitelikli iş ortağından oluşan odaklı bir ekosistem inşa ederek hem müşteri memnuniyetini artırmayı hem de iş ortaklarının karlılığını güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu dönüşüm, bölgedeki VMware kullanıcıları için daha tutarlı, daha öngörülebilir ve daha yüksek kaliteli bir hizmet deneyimi anlamına geliyor.

  • Sovereignty’i Aksiyona Dönüştürmek: Pragmatic Bir Yaklaşım

    Sovereignty’i Aksiyona Dönüştürmek: Pragmatic Bir Yaklaşım

    Bu makale, daha önce yayımlanan “Sovereignty’i Aksiyona Dönüştürmek: İlkeler ve Policy Araçları” başlıklı blog yazısında ortaya konulan tanımlar ve Procurement (tedarik) kaldıraçları üzerine inşa edilmektedir. Sovereignty ilkelerini somut sonuçlara dönüştürecek Pass/Fail testleri ve Pragmatic Certification yaklaşımını ele almaktadır.

    Retrievability (geri alınabilirlik) ve Interoperability (birlikte çalışabilirlik), Sovereign Cloud değerlendirmelerinde birinci sınıf test kriterleri olarak ele alınmalıdır. Bir Cloud Service Provider (CSP) tarafından sunulan çözümün, kurumun verilerini ve Workload’larını bağımsız biçimde taşıyabilmesine (Migration) olanak tanıyıp tanımadığı, Procurement sürecinin merkezine yerleştirilmelidir. Bu testler; Data Portability, açık standartlara uyumluluk ve Vendor Lock-in riskinin minimize edilmesi gibi kriterleri kapsamaktadır.

    Certification yaklaşımı ise teorik Compliance’ın ötesine geçerek işlevsel ve doğrulanabilir kanıtlar talep etmektedir. Kurumların, sağlayıcıların yalnızca belgelerle değil; gerçek teknik testler, Audit Logs (denetim kayıtları) ve bağımsız Validation mekanizmalarıyla Sovereignty gereksinimlerini karşıladığını ispat etmesi beklenmektedir. Bu yaklaşım, kamu kurumlarının Digital Independence (dijital bağımsızlık) hedeflerini güvence altına alan sağlam bir Procurement Framework oluşturmaktadır.

    Broadcom/VMware‘in Sovereign Cloud çözümleri, bu Pragmatic Certification çerçevesiyle tam uyum içinde tasarlanmış olup kurumların Data Sovereignty, Operational Independence ve uzun vadeli Flexibility’sini koruyarak modern Cloud Infrastructure’dan yararlanmasını mümkün kılmaktadır. VMware Cloud Foundation (VCF) tabanlı Sovereign Cloud yapıları, Retrievability ve Interoperability testlerini doğası gereği desteklemektedir.

  • Agentic AI: Federal Modernizasyonda Game Changer

    Agentic AI: Federal Modernizasyonda Game Changer

    Federal segmentteki teknoloji uzmanları, Agentic AI‘ın (ajanlık yapay zeka) Software Development süreçlerini nasıl dönüştürebileceği konusunda giderek artan bir heyecan ve merak içinde. Agentic AI; yalnızca Chatbot sorgularına yanıt vermekle yetinmeyip kullanıcı girdilerine dayanarak görevleri Autonomous (özerk) biçimde gerçekleştiren, Proactive aksiyonlar alabilen gelişmiş bir AI türü olarak öne çıkıyor.

    Federal kurumlar için bu teknoloji, Software Development Lifecycle (SDLC) döngülerini kısaltma, tekrarlayan Operational Tasks’leri Automate etme ve kamu hizmetlerinin Modernization sürecini hızlandırma açısından devrim niteliğinde fırsatlar sunuyor. Broadcom‘un bu alandaki vizyonu; güvenli, Scalable ve Enterprise-grade yönetilebilir AI Infrastructure’lar oluşturmak üzerine şekilleniyor.

    VMware Private AI çözümleri ve VMware Cloud Foundation (VCF) altyapısı, Federal kurumların Data Sovereignty ilkelerinden ödün vermeden Agentic AI modellerini kendi On-premise ortamlarında çalıştırmasına olanak tanıyor. Bu yaklaşım; hem en katı Security Requirements’ları karşılıyor hem de kurumsal Agility’i artırıyor.

    Agentic AI’ın kamu sektöründe Adoption süreci, yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil; aynı zamanda kamu hizmetlerinin vatandaşlara daha hızlı, daha doğru ve daha verimli ulaştırılması anlamına geliyor. Broadcom, bu dönüşümde güvenilir bir Technology Partner olarak konumlanmayı sürdürüyor.

  • Modern Private Cloud: Operational Agility ile Data Sovereignty’i Dengelemek

    Modern Private Cloud: Operational Agility ile Data Sovereignty’i Dengelemek

    Futurum Research, işletmelerin Public Cloud odaklı stratejilerden Modern Private Cloud platformlarına doğru yaşadığı dönüşümü ele alan kapsamlı bir rapor yayımladı. Rapor, Public Cloud‘un tarihsel olarak Operational Agility’i artırdığını kabul etmekle birlikte, özellikle Data Control ve Jurisdictional Immunity (yargı bağışıklığı) konularında ciddi eksiklikleri gün yüzüne çıkardığını ortaya koyuyor.

    Avrupa’daki GDPR, DORA ve EU AI Act (AB Yapay Zeka Yasası) gibi Regulatory Framework’ler, kurumların verilerinin nerede depolandığı (Data Residency) ve nasıl işlendiği konusunda daha fazla Accountability (hesap verebilirlik) talep etmesine yol açıyor. Bu durum, özellikle Finance, Healthcare ve kamu sektörlerinde faaliyet gösteren kuruluşlar için Public Cloud’un tek başına yeterli bir çözüm olmadığını gözler önüne seriyor. Data Sovereignty artık bir tercih değil, yasal bir zorunluluk haline geliyor.

    Modern Private Cloud platformları, bu boşluğu doldurmak için konumlanıyor. VMware Cloud Foundation (VCF) gibi çözümler, kurumların kendi Infrastructure’ları üzerinde tam Control sahibi olmalarını sağlarken Public Cloud’a özgü Automation, Scalability ve Self-Service yeteneklerini de beraberinde getiriyor. Bu sayede işletmeler, Agility’den ödün vermeksizin Compliance gereksinimlerini karşılayabiliyor.

    Futurum‘un bulguları, Hybrid Cloud ve Multi-Cloud stratejilerinin giderek daha karmaşık bir hal aldığı günümüzde, Private Cloud’un yeniden stratejik bir Asset (varlık) olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Broadcom‘un VMware portföyü, kurumların hem Operational Efficiency hem de Data Sovereignty’i aynı anda elde etmesine olanak tanıyan Integrated Platform sunarak bu dönüşümün merkezinde yer almaya devam ediyor.